MemurYeri.Net

Sosyal Medyanın Hayatımıza Etkisi

Halil Çolak

Halil Çolak

Hafız, İmam Hatip mezunu İlahiyat talebesi. Her daim ilim ve kitapla meşgul. İmam Hatip olarak görev yapmakta.

Sosyal medyada görünen o ki işler bayağı güzel gidiyor. Baktığında herkes bu platformda mutlu, huzurlu, zengin, iyi bir aileye sahip hatta ailesinin kıymetini bilen bir hayat sürüyor. Güne bilmem kaç çeşit açık büfe kahvaltılar ile başlayıp, anın tadını çıkaramadan güzel fotoğraflar çekebilmek uğruna o güzelim kahvaltılardan ve çayın sıcaklığından vazgeçebilmekdedir. Sabahtan akşama kadar efekli storyler atacak içerik üretecek diye zaman kaybı yapabilmektedir. Günler biter mi? Hayır. Devam her gün arabası stroyleri, gezmeler tozmalar, mekan etiketlemeler, okey masaları nargile dumanları vs. bunların hepsi paylaşılacak ki biraz havası olabilsin, takipçileri artsın, fenomen olabilsin diye gösterilen büyük çabalardır. Ünlü moda sayfasından aldığı kıyafeti üzerine giyerek etiketleyerek paylaşacak ki marka gidiyormuş desinler. Baktığın zaman her şey güzel gidiyor. Peki ya bu işin görünmeyen kısmında neler oluyor. Bu bizi toplum olarak ilerletiyor mu, geriletiyor mu? İnsanlar üzerinde nasıl bir psikolojik etki bırakmaktadır? Bizler verdiği bu zararları fark edebilmektemiyiz, bu sürü psikolojisinde daha ne kadar uyumaya devam edeceğiz, kendimizi bu sorularla sorguluyormuyuz, sorgulandıktan sonra kendimizi düzeltmek adına herhangi bir çaba sarf edebilmektemiyiz.

Türkiye’de 5 milyonun üzerinde sosyal medya kullanıcısı bulunuyor ve 43 milyon aktif Facebook hesabı 38 milyon Instagram ve 9 milyon Twitter kullanıcısı bulunuyor. (Dijital in Turkey 2019)

Daha iyi görünmek, daha çok beğenilmek daha “cool” olmak daha çok sevilmek, imrenilmek ve dolayısıyla egomuzu tatmin etmek istiyoruz. Beğeni, paylaşım, retweet, favori sayısı gibi kriterleri fazlası ile önemsiyoruz. Fotoğrafı paylaştığımız andan itibaren acaba kaç beğeni alır, kimler güzel yorumlar yazar diye içimiz içimizi yiyor bu durum zamanla bir hastalık ve takıntı haline gelebilmektedir. Beğenilmeyen kişi bunalıma girebilmekte ve sıkıntı yaşayabilmektedir. Maalesef ki o maalesef insanlar fotoğrafları beğenilsin diye şekilden şekile ve kılıktan kılığa girebilmektedir. Moda(!) adı altında öyle giysiler giyiniyorlar ki tabiri caizse insan o kıyafeti gece giymeyi utanır. Özellikle bir sosyal medya platformu var ki maalesef en çok ahlak bozan da o. İnsan bir süre o fotoğraflara videolara baksa emin olun psikolojisi bozulur.

Bu durum günümüzde gittikçe çoğaldı ve insanları psikolojik anlamda etkilemeye başladı. Teknoloji bağımlılığı çocuklarımızı ve gençlerimizi içine kapalı bir hale soktu. Anne-babaların evde ellerine telefon, televizyon kumandası değil de kalem kağıt alması gerekir. Hakeza öğretmenlerimiz sınıfa girerken elinde kitap ile girmesi öğrencilere örneklik açısından daha güzel bir davranış olacaktır. Unutmayalım ki çocuğumuza sosyal medyada oyalanma, çok oyun oynama, vaktini boşa harcama demek yerine onlara yaptırmak istediğimiz iş ile örnek olursak daha sağlıklı olacaktır.

Halil Çolak

YAZARIN SON YAZILARI
Çocuk Yetiştirme - 31 Mart 2019
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Scroll Up