MemurYeri.Net

Bağırsakların En Duygusal Organımız Olduğunu Biliyor Musunuz?

Bedenin en gizemli organlarından biri olan beyin, kompleks yapısı, karmaşık işleyişi ve üzerimizdeki etkisiyle hala sırlarla dolu bir bilmece gibi. Ancak en az beyin kadar etkili olan ve karar alma süreçlerinden duygusal durumumuza kadar belirleyici bir rol üstlenen başka bir organ daha var; bağırsaklar… Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, ikinci beyin olarak adlandırılan bağırsakların, duygularımız üzerindeki etkilerini anlattı.

Bağırsakların En Duygusal Organımız Olduğunu Biliyor Musunuz?

Beyin ve bağırsakların benzer özellikleri

Beyin ve bağırsaklar sürekli etkileşim halindedir. Bedenimiz içerisinde en bağımsız hareket eden organ olan bağırsakların, beyinden bile daha fazla serotonin ürettiği iddia ediliyor. Vücutta üretilen serotoninin kabaca yüzde 90’ının bağırsaklardan sentezlendiği düşünülmektedir. Bu nedenle bağırsaklardaki bir rahatsızlık serotonin eksikliğine neden olabilir. İşte bağırsakların mutlulukla olan büyük ilişkisi de buradan geliyor. Yani kabız ya da ishal olunca kişinin depresyona girmesi boşuna değil, biraz da hormonlarla ilgili. Peki, psikolojimiz bozulduğu için mi bağırsaklarımızın çalışma sistemi bozuluyor yoksa bağırsaklarımız düzgün çalışmadığı için mi psikolojimiz bozuluyor? Anlayacağınız, tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan sorusu gibi bir durum bu.

Bağırsaklar ruh halimizi etkiliyor

Bağırsaklar, ruh halimizi etkileyen serotonin gibi hormonları üretmenin yanı sıra psiko-aktif maddelere de yanıt verirler. Bağırsağın beyne ulaştırdığı sinyaller, beyinden alınan sinyallerden neredeyse 9 kat fazladır. Bağırsak ve beyin kıvrım kıvrım yapılarıyla benzer bir görüntüye sahiptir. Bu sadece görsel bir benzerlik değil, iki organ da aynı doku kümesinden oluşmuştur. Beyin ve bağırsaklar, çeşitli sinirlerle iletişimlerini sürdürürler. Bunlardan en önemlisi vagus siniridir. Vagus, beyin sapından kalın bağırsaklara kadar uzanır ve etkileşimi sağlar.

Depresyon bir bağırsak hastalığı mıdır?

Bağırsaktaki sinir sistemine, enterik sinir sistemi adı verilmektedir. Bu yapı, 100 milyondan fazla nöronla bağırsak duvarında yer alır. Enterik sinirler, otonom sinir sisteminin kontrolü altındadır. İşleyişi, nörotransmitterler ve reseptörleriyle beyne çok benzer. Bağırsaklardaki bu sinir sistemi, daha önce de bahsettiğimiz gibi, merkezi sinir sisteminden bağımsızdır. Bu da günümüzde birçok doktora, bağırsakların hatta genel olarak karın bölgesinin kendine has bir zekâsı olduğunu ve hissedebildiğini düşündürüyor.
Yakın zamanda uluslararası medyada yer alan birçok makale de bu bağlantıya vurgu yaparak işi, “Depresyon bir bağırsak hastalığıdır” deme noktasına vardırdı. Buna tam olarak katılmasam da bağırsakların, bedenin bütünlüğü açısından önemini hafife alamam. Yukarıda yumurta mı tavuk mu diyerek vurgulamak istediğim üzere, ruh halimiz mutlaka bedenimizdeki organların işleyişini etkilemektedir. Ama en yeni bilgilerin ışığında, bağırsakların da çift yönlü bir iletişim kurarak ruh haline etki edebildiğini dikkate almak durumundayız.

En duygusal organ; bağırsak

Spastik kolon ya da diğer adıyla hassas bağırsak sendromu, sebebi her zaman kolayca bulunamayan ama hastanın yaşamını çok kısıtlayan bir sağlık sorunu. Bu hastalığa sahip kişiler bağırsaklarından yoğun bir rahatsızlık hisseder, gaz ve dışkılama sorunları yaşarlar. Hassas bağırsak hastalarında panik bozukluk, korku, kaygı ve depresyon belirtilerine daha sık rastlanır. Bunun sebebi, tıpkı beynimiz gibi bağırsaklarımızın da hayatımızdaki önemli tecrübelerden yoğun şekilde etkilenmesi gibi gözüküyor. Şiddete maruz kalmak, sürekli korkutucu uyaranlarla karşı karşıya gelmek, bağırsakların hassasiyetini artırıyor. Bu nedenle araştırmacılar, ‘Karnın hissi’ şeklinde tanımlamalarla bağırsaklar ile ruh sağlığı arasındaki ilişkiye dikkat çekiyorlar.

Mutluluğun besin geçiş hızıyla bir ilgisi var

Psikolojik hastalıklar ve mutluluk üzerindeki etkisi, her geçen gün daha da belirginleşen bağırsaklar için önemli olan konulardan biri besinlerin geçiş hızı… Ağzınıza attığınız lokmanın dışkı olarak çıkana kadar vücudunuzda geçirdiği süreye, besin geçiş hızı denir. Yedikleriniz çiğnendikten sonra mideye gider. Burada besinler çeşitli sindirim enzimleriyle karşılaşır. Sonrasında ince bağırsaklara ulaşan yiyecek, vücut tarafından kullanılmak üzere emilir. Kalın bağırsaklarda ise sıvılar emilir ve geri kalan tüm posa anüsten dışkı olarak atılır.

Kabızlık sorunu yaşayan kişiler, kabızlığın nedenini bulmak amacıyla testlerle bağırsak geçiş hızını kontrol ettirebilirler. Bunun için sindirimi zor haplar hastaya verilir ve bu hapların izlediği yol, görüntüleme teknikleri ile izlenir. Hapların ne kadar zamanda vücuttan atıldığına bakılarak besin geçiş hızı bulunur. Sağlıklı bir kişide besin geçiş hızı 24-36 saattir. Daha yüksek geçiş hızı; depresyon, yorgunluk gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Ayrıca bağırsaklarda uzun süre kalan gıda, çürümeye ve bakteri üretmeye başlar. Ortaya çıkan toksinler vücutta zehirlenme benzeri bir etki yapar. Bağırsak geçiş hızını düşürmek için lifli gıdalarla beslenmek ve bol su içmek gerekir. Böylece bağırsaklarımız çok daha sağlıklı olacaktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Scroll Up